Kayıtlar

PARİS HAYATI (DOB)

Resim
PARİS HAYATI (DOB) Operet türünde izlediğim ilk temsildi, hem operet türünü hem de temsili çok sevdiğimi soyleyerek başlayayım. Operet opera ve tiyatro arası bir tür, bazen normal konuşuyorlar bazen de opera gibi 'besteli' konuşuyorlar. Tiyatrodan farklı tatlar almak isteyen operadan da sıkılanlar için ideal. Ankara DOB'da da bu yarıyılda  "Paris Hayatı" ve "Yarasa" operetleri sahneleniyor. Temsilin konusunu buraya yazmakla ugraşmak beyhude olur çünkü internet sitesinde ayrıntılı bir açıklaması var: # https://secure.dobgm.gov.tr/opera2013/weser2013.aspx?EserKodu=1720# Konunun çözümlemesini yapmak istemiyorum çünkü operada konudan ziyade sahne performansı ve beste daha ön plandadır. Jacques Offenbach'ın yazıp bestelediği 2 perde 2 saatlik temsilin dili Türkçe, bence bu önemli bir avantaj, surekli yazı okumak zorunda kalmıyorsunuz. Dekoru ve özellikle kostümleri çok çok çok beğendim, çok özenilmiş, sahne geçişleri de çok güzel düşünülmüş....

RUMUZ GONCAGÜL (ANKARA DEVLET TİYATROSU )

Resim
RUMUZ GONCAGÜL (ANKARA DEVLET TİYATROSU) Komedi oyunları beni güldürmüyor dedim ama bu sefer farklı, Rumuz Goncagül kahkaha garantili bir oyun. Gülsüm ve annesi İnsaf hanım, geçim sıkıntısı nedeniyle evlerinin bir odasını Sıtkı'ya kiralamış.  Gülsüm, Sıtkı'dan hoşlanıyor, Sıtkı da ona karşı boş olmasa da olumlu bir işaret de vermiyor. Bir yandan kızını zengin biriyle evlendirip daha rahat yaşamak isteyen annesini dinleyen, bir yandan da Sıtkı'yı beklemekten sıkılan Gülsüm, gazetenin çöpçatan köşesine 'Goncagül' rumuzuyla ilan veriyor. 200'den çok mektup alıyorlar, talip çok olunca onlar da ince eleyip sık dokumak için talipleri iyice eleyip bir de çeşitli oyunlarla tartmak istiyorlar ve eğlence başlıyor. Taliplerin hepsi birbirinden ilginç, hepsi birbirinden komik sahnelere gebe. Orta yaşlı, bakımlı, zengin Halet Nezaki; laz damat adayı Dursun ali; Müfit Mürted, Nuri Alçovari kötü karakter Refik. Oyunun yazarı Oktay Arayıcı, oyunu 'ça...

MUHTEŞEM DİVA (ANKARA DEVLET TİYATROSU)

Resim
MUHTEŞEM DİVA (ANKARA DEVLET TİYATROSU) Bu yılın yeni oyunlarından Muhteşem Diva'yı geçtiğimiz cumartesi izledim, yazmakta bu kadar gecikme sebebim hem yazacaklarımı toplamak hem de oyunun bana yazma hevesi vermemiş olması. Florence Foster Jenkins Oyun Florence Foster Jenkins'in gerçek hayat hikayesinden bir kesit sunuyor. Bu ilginç sanatçıyı biraz tanıyalım: Amerikalı ünlü bir bankacının kızı olarak 1868'de doğmuş,  küçük yaşlarda piyano eğitimi alarak müziğe atılmış.  Büyüdükçe şarkı söylemek isteyen Florence'a babası kızların yeri evdir diyerek karşı çıkınca o da doktor Frank Jenkins ile kaçarak evlenmiş. Eşinden frengi kapınca ondan boşanmış, bir süre piyano çalarak idare etmiş. Bu dönemde St.Clair Bayfield ile tanışmış ve New york'ta birlikte yasamaya başlamışlar. Babasının ölümüyle kendisine kalan yüklü miras ise onun özgürce şarkı söylemesini sağlamış. Bayfield'ın menajerliğinde konserler vermeye başlamış, pek çok klüp kurmuş ve New york sosyet...

BAŞ BELASI (ANKARA DEVLET TİYATROSU )

Resim
BAŞ BELASI (ANKARA DEVLET TİYATROSU) Ankara devlet tiyatrosunun 2016-2017 döneminde sahneye koymayı seçtiği bu oyuna dair olabildiğince objektif olmaya çalışacağım ama en sevmediğim oyunlar listesinin başındaki bu oyuna karşı çok da merhametli davranamayacağım sanırım. Sam Bobrick'in yazdığı bu oyuna dair araştırmalarımda oyunun kara mizah tarzında olduğunu gördüm. Kara mizah çok sevdiğim bir türdür ama devlet tiyatrolarının sergilediği oyun karamizah tarzında asla değil. Kara mizah olmanın gereğini getirmiyor, bir şeyi eleştirdiği yok, bir mesaj kaygısı yok, seyircide düşünsel bir süreç tetiklemiyor. Belki oyun metni farklıdır, belki de karamizahtır. Bu pek çok kez sahneye konmuş bir metin, belki başka gösterimleri daha doludur. Devlet tiyatrolarının sahnelediği oyun pek de iddiası olmayan hatta oldukça sıradan bir absürd komedi. Bence oldukca saçma bir konu ve kurguya sahip oyunun olay örgüsü kısaca şöyle: Psikiatrist Anita Wells'in muayene odasına Ethan Steckler ism...

KONTRABAS (ANKARA DEVLET TİYATROSU)

Resim
KONTABAS (ANKARA DEVLET TİYATROSU) Yorgun ve mutsuz bir cumartesi gününde beni mutlu edeceğine emin olduğum tiyatro salonunda aldım soluğu. Sahnede ne olsa izlerim aslında ama ben iyi olduğunu önceden bildiğim oyunu seçerek işimi şansa bırakmadım. Oyunun yönetmeni Metin Belgin. 1992'de beri yani 25 yıldır bu oyunu kendisinin de oynadığını da hemen belirteyim. O zamalar 'Koku' romanını okuduğu Patrick Süskind'in 'Kontrabas' oyunundan da çok etkilenmiş. Hemen sahneye koymaya cesaret edemese de aklından da atamamış. Uzun uğraşlar sonucu oyunu sahneye koymuş, o günden beri de hem yönetiyor hem de oynuyor. Halen İstanbul devlet tiyatrolarında sahnede. Resimlerinden gördüğüm kadarıyla İstanbul dt'deki ve Ankara dt'deki dekor ve kostümler oldukça farklı. Bu oyunu Metin Belgin yorumuyla da izlemeyi çok isterdim. Ama Ankara izleyicisi Olcay Kavuzlu'dan izliyor. Hem de 24 yıldır bu karakteri oynuyor Kavuzlu. Onun mezuniyet ve Devlet tiyatrolarına g...

KİBARLIK BUDALASI

Resim
KİBARLIK BUDALASI (TİYATRO KEDİ) Geçen kış annem Kibarlık Budalası oyununu devlet tiyatrolarında sahnelenirken göremediği için bu oyuna bilet almıştım. "Haldun Dormen de varmış, şimdi bu süper olur." demiştim. O günün öğle vaktine de İzmir devlet tiyatrolarından "Kurban" oyununu koymuştuk. 0 beklentiyle gittiğimiz o oyundan çok memnun ayrılırken, çok hevesle gittiğimiz Kibarlık Budalası'ndan hayal kırıklığıyla ayrıldık. Oyunun eleştirisine başlamadan önce (biliyorsunuz eleştiri hem olumlu hem olumsuz olabilir.) bir tarih gezisi yapalım. 1600'lü yılların Fransa'sına gidelim. Osmanlı'nın gücünü hem kıskanan hem de ordusu Girit'te Osmanlılar tarafından hezimete uğratılan Fransa kralı 14. Louis, İstanbul elçisini geri çağırıyor. Osmanlı da "Bu Fransızlar elçiyi geri çekerek ne amaçlıyor?" diye düşünüp, Fransa Kralına bir mektupla sormaya karar veriyorlar. O zamalarda Osmanlı'nın Fransa'da elçisi yok, bu yüzden mektubu Süleyma...

ORADA DURUVERSEYDİ ZAMAN

Resim
ORADA DURUVERSEYDİ ZAMAN Orada Duruverseydi Zaman gösterisine gidişim oldukça sürpriz oldu. Bir gün arandım, bir davet aldım ve ne olursa izlerim dediğim için hemen gittim. Beni bekleyen arkadaşlarım ve Pınar Ayhan'ın müzikal belgeseliydi. Genelde oyunlara gitmeden önce bir araştırma yaparım, belli bir beklentiyle giderim. Bu sefer bunu yapamadığım için kıymetli sanatçımız Pınar Ayhan ile sahnede tanıştım, henüz tanımamışlar için öncelikle Pınar Ayhan'ın şarkıcı yönünden bahsetmek istiyorum. Kendisi 1996 ve 1997 yıllarında Türkiye finallerinde 2. olmuş ancak 2000 yılında birinci seçilerek Stocholm'deki Eurovision yarışmasında 'Yorgunum Anla' parçasıyla ülkemizi temsil etmiş. 'Duyuyor Musun?' ve 'Anla Beni' adlı 2 albümü de var. Güzel sesini ve yorumunu gösterisinde sıkça duyabilirsiniz. Ayrıca müzisyen yönü de olan, bu projede de birlikte çalıştığı doktor Sühan Ayhan ile evliymiş. Bir de sunucu yönü var. Belki de kendisini Trt'deki ...

FARELER VE İNSANLAR

Resim
FARELER VE İNSANLAR (İSTANBUL TEMAŞA TİYATROSU) John Steinbeck'in aynı adlı kitabından oldukça başarılı ve kitaba sadık kalınarak uyarlanmış, gittiğime bir an bile pişman olmadığım harika bir dram.  'En iyi planları farelerin ve insanların  Sıkça ters gider...'  Robert Burns'un bir parçasını alıntıladığım bu şiir (to a mice), kitabın ismine ilham vermiş (of mice and men). Aynı zamanda oyunda da geçiyor ve bence en akılda kalıcı repliğini oluşturuyor. Kitap 1930'lu yıllarda yayınlanmış, yani Büyük Buhran zamanlarını anlatıyor. İki baş karakterimiz var Lennie Small (Murat Makar) ve George Milton (Murat Ilgar). Lennie, zihinsel problemleri olan, uzun boylu ve güçlü ama yumuşak şeylere dokunma takıntısı olan bir karakter. George ise zeki, sabırlı. Teyzesi ölmeden Lennie'yi ona emanet edince bir ikili oluşturuyorlar. Çiftliklerde çalışıyorlar, Lennie başlarını belaya sokunca da başka çiftlikler aramak zorunda kalıyorlar. Amaçları ortak hayalleri olan çift...

ŞEMPANZELER (ANKARA DEVLET TİYATROSU)

Resim
ŞEMPANZELER (Ankara Devlet Tiyatrosu 2017-2018) Tiyatro sezonunun açıldığı ekim ayı pek çok yeni oyunla geldi, bunlardan biri de yeni prömiyer yapmış olan ŞEMPANZELER oyunu. Oyunun ismi gerçekten ilgi çekici ancak her merak uyandıran şey gibi iddiasını kanıtlaması gerekiyor. Kanıtlayabiliyor mu? Benim cevabım aşağıda :) KIME HITAP EDER? Oyunda yer yer komedi öğeleri var ama aslında komedi denemez, hatta bence dram daha ağır basar. Her küfürde gülen, gergin sahnelerde kahkaha atan yani oyunun havasına giremeyen kişiler vardı, ama oyunu biraz anlamaya çalışarak ve empati yaparak izleyen herkes bunun genelinde dram olduğunu görür. Hayat beni zaten yoruyor, sıkıyor ben eğlenmek istiyorum diyorsanız bence gitmeyin. Bu oyun sizi sıkabilir çünkü hem yer yer akıcılığı sekteye uğruyor hem de konusu iç açıcı değil, sorguladığı kavramlar da ağır. Sevgiliniz yoksa ve buna üzülüyorsanız, bu oyundan sonra "oh iyi ki de yokmuş" diyebilirsiniz :) Sıkıntılı bir ilişkiniz varsa bu oyun...